Oca 20 2008

Profile Image of admin
admin

Türkiye’de e-ticaret?

Filed under İnternet

Pek sık duyarız bu pek havalı  kelimeyi.. Gel gelelim artık  dillere plasenk olmuş bu  kavram  tüm yatırımcıların iştahlarını kabartması ve gün geçtikçe dikkat çekmesi dışında yanlış öngörü ve yatırımlarlada aynı zamanda birçok başarısızlık hikayesine dönüşebiliyor.Özellikle b2c’ler cephesinden bakılınca piyasaya her gün birçok oyuncunun girmekte olduğunu görüyoruz. -Bir o kadarı da çıkıyor o  ayrı-. Tıpkı Kanada’nın her yıl 1 mio. göçmen alıp bir o kadar göçmeni de göndermesi gibi..  Esasen e-ticaret denilen olguyu şirketlerin ve yatırımcıların öncelikle içlerine sindirmeleri ve anlamaları şart.  “ Bu işte para var şu kadar ayırayım bende gireyim. Bir şekilde yürür”.  gibi “me too” yaklaşımlar girenlerin ağzını fena halde yakabilir.  

Piyasaya baktığımızda irili ufaklı en az 1,200 kadar b2c  olduğunu görüyoruz. Peki bunların kaçı iş yapıyor dersiniz?  Piyasayı yaklaşık 10 kadar dominant oyuncu sürüklüyor. Bunların içinde de birisi var ki o da zaten bu on’luk grubun toplam cirosunun neredeyse  yarısını  kendi başına yapıyor.

ecommerce

İlginç değil mi?  Peki neden?
Cevap için bu şirketlere şöyle bir göz atmak lazım.  Piyasanın dominant  oyuncuları bu işi ciddiye alarak. Önemli yatırımlar yapıyor ve bu işi yan bir iş olarak görmek yerine, -Evet bakın tekrar söylüyorum yan bir gelir kaynağı görmek yerine- asıl iş kolları olarak görüyorlar. Bu şu demek tüm emeklerini vizyonlarını birikimlerini bu işe kanalize ediyorlar.   Böylelikle etkin bir tedarik ağı yönetimi, İnsan Kaynağı stratejisi, Bilgi Teknolojisi yatırımı ve müşteri hizmetleri kalitesini,  geleceği görebilen vizyonları ile harmanlayarak müşterilerin hizmetine  sunuyorlar.
Söylediğim asgari ideal tabloyu, maalesef tam olarak oturtamadıkları için birçok firma yerinde sayıyor.  Sonrada bu “Türkiye’de e-ticaret gelişmiyor” oluyor. 

Türkiye’de  e-ticaret hacmi 2006’da 200 mio. USD, 2007’de 240 mio. USD oldu. Kimi uzmanlara öre bu rakam 2008’de 1 Mia. USD seviyesinde olacak..  Tam dört kat artış ! Acaba bu mümkün mü? Evet , neden olmasın?   Bakın, internet kullanım oranlarına, Bakın son önemdeki tüketici  davranışlarına.. Bir çok ipucu ortada

Söylemekte hiçbir sakınca görmüyorum… Bu işi doğru yapanlar için 2008-2009-2010 güzel dönemleri müjdeliyor.   Öyle bir dönem ki?  Ülke çapındaki başarılar değil, yurt dışına aşmış başarılardan söz etmeye başlayacağız.

Bundan sonraki yazımızda bu genel girişi biraz daha detaylandırmaya çalışacağım.

Sevgiler
*haydar
 
 

2 responses so far

Oca 05 2008

Profile Image of admin
admin

Türk Telekom Müzik İşine Girdi..

Filed under Uncategorized

Sevgili Arda Kutsal ile TIME-2007 ‘de sohbet  ederken ilk olarak duymuş idim Türk Telekom’un bir  müzik indirme hizmeti hazırlığında olduğunu. Yine Arda’nın  blog’unda ttnetmüzik’in  açıldığı haberini aldım.  Madem yapmışlar, hem Tarkan’ın yeni albümünü indireyim hem de sistemi test  edeyim dedim.

Öncelikle TTnetmüzik  sitesi’nin ismini pek tutmadığımı söylemek zorundayım.  Belki daha yeni ama sürekli “ya adres neydi ?” diye Google da aratıyorum.  Sanki daha kolay akılda kalacak bir isim seçilebilirdi gibi geliyor bana.

Gelelim yaşadığım deneyime;   Bu hizmetten faydalanabilmek için TTnet ADSL abonesi olmanız ve   TTMail hesabınızın olması gerekiyor.    Bir Gmail kullanıcısı olarak başka mail hesapları uzun zamandır beni hiç cezbedemedi.  Mecburen ttmail hesabımı açtım.  Daha doğrusu FireFox kullandığım için ilk denememde açamadım (internet explorer’da sorunsuz çalışıyor).  Mail hesabımı açarken T.C. Kimlik No. ve adres sahalarının zorunlu tutulduğunu gördüm. Bu tür şahsi bilgilerin mail hesabı açılırken alınmasını -hatta talep edilmesini- doğru bulmuyorum. 

Neyse kazasız belasız Outlook Web Acsess görünümlü  1 GB limitli hesabıma ulaÅŸtım. Hemen ttnetmuzik.com adresine ulaşıp. “TTmail’im var. Verin artık bana ÅŸifremi dedim. :)”  Üye oldum.  Burada dikkatimi çeken bir husus var. Kullanıcı adı aynı olsa bile ttmail ÅŸifreniz ile ttnetmuzik.com adresine ulaÅŸamıyorsunuz.  Ayrı bir ÅŸifre gönderiliyor size (Tabii daha sonra deÄŸiÅŸtirmek elinizde).  Kullananlar çok iyi bilir tek Gmail kullanıcı adı ve ÅŸifresiyle Google’ın hemen hemen tüm hizmetlerini kullanabiliyorsunuz.

TTnetmuzik.com’u kullanmaya başlıyorum…

Hemen Tarkan’ın yeni albümünü (Metamorfoz) indirmeye  çalışıyorum.  Zaten ana sayfadaymış.  Bulduk,  “O da ne?” her parça ayrı-ayrı indiriliyor, albümü komple indiremiyorsunuz. Neyse problem değil her şarkıya bir tık diyorsunuz.  Yine olmuyor!  Önce pop-up bir web sayfası açılıyor buradan şarkıyı indir diyorsunuz ve bunu her şarkı için ayrı-ayrı yapıyorsunuz. “Ne var canım bunda…” diyenleri duyabiliyorum. Evet aslında en sonunda amacınıza ulaşabiliyorsunuz. Ama tek tıkla yapabilecekken 20 tıkla. Günümüz modern web uygulamalarının ne kadar kullanıcı dostu tasarlandığını görünce bu bulgunun önemli olduğunu düşünüyorum.

Bir diğer ve çok önemli olduğunu düşündüğüm konu ise müzik parçalarına arama özelliği dışında ulaşımın çok güç olduğu (Klasör yapılandırma yok !).  Ayrıca hiç yabancı albüm ya da Mozart gibi klasikleri de göremedim. 

Sonuç itibariyle bu yazıyı Tarkan’ın yeni albümünü dinleyerek yazdım. Tüm eleştirilerime rağmen, güzel bir çalışma olmuş Tebrikler Türk TELEKOM. Umarım yazılanlar bir yerlere ulaşır.

Sevgiler
*haydar

3 responses so far

Ara 19 2007

Profile Image of admin
admin

FaceBook

Filed under Uncategorized

On gün olmuş ilk yazımdan  bugüne.. Pek bir şey yazamadım farkındayım.  Bugün, Pozitron’un kurucusu ve sahibi sevgili Fatih İŞBECER ile konuşurken.  “Ne oldu yahu senin şu blog bakıyorum da  hareket  yok” lafı biraz kanıma dokundu açıkçası.    Biraz da bayrama girecek olmanın verdiği büyük mutlulukla  artık ikinci yazımı yazayım dedim.  (Bilgine Fatih.. ;))
Gelelim konumuza;

İşim gereği bir çok ortamda Facebook muhabbetini dinledim ya da bu muhabbete iştirak ettim.  Herkesin ağzında bir Facebook bilmecesi  almış gidiyor. Pazarlama Zirvesi’nde, Time 2007’de,  Perakende Günleri’nde,  gerek sahnede gerekse koridorlarda herkes bunu tartışıyor. Birçokları  Facebook’un başarısını örnek göstererek “işte böyle yapmak lazım abi” diyor.. Bazıları da “tamamen bir kısım medyanın şişirmesi yahu  5,650 haber yapılmış Facebook’la ilgili.  eee onlar popüler olmayacakta biz mi olacağız..” diyor.

Bazıları da  kendine göre olayın şifresini çözmüş ahkam kesiyor. “Bak hocam Facebook başarılı oldu çünkü onu yaptılar çünkü bunu yapmadılar..  Felan-feşmekan.. bla bla bla”

Ben, açıkçası Facebook’un neden başarılı olduğunu (ki bu konuda basit bir teorim de var) ya da Facebook’un diğer hikayelerini yazmak istemiyorum.  Asıl odaklanmak istediğim şey.. Bundan nasıl faydalanabiliriz.. Şimdi ortada bir gerçek var o da şu ki; Turkey Networkünde şu an itibariyle 1,393,150 kişi var. Duyduğuma göre Türkiye IP’lerinden giriş yapan 1,700,000 bin kişi varmış.  Demekki yaklaşık 300 bin arkadaşımız farklı networklerde takılıyor..

Bazı b2c’ler facebook’u ciddi olarak kullanmaya başladılar.. Hatta neredeyse Google kadar iyi bir geri dönüş sağladığını (ziyaret ve bunu satışa çevirebilme) söyleyenlerde var!  Tabi bunun üzerinde düşünmek lazım. Şimdi ben dahil birçok kişi FaceBook’a günde en az bir kere uğruyor. İnternet ortamındaki hemen hemen en gerçek profillerle karşı karşıyayız.  Bu ne demek? Ciddi bir portföy demek ya da işin özü, ciddi bir satış potansiyeli demek. Öyle değil mi?

Kanımca bu rüzgarı, o yavaşlamadan (eninde sonunda daha popüler bir şey çıkacak.. Ama bu OpenSocial olmayacak o ayrı ) kullanmak ve yelkenleri şişirmek lazım..

Bunu görüp buna göre plan  (tabii  kullanıcıyı kasmayan planlar) yapanlar  başarılı oluyor ve olacakta. 
sevgiler..
 *ali haydar

Not:FaceBook’la ilgili bana biraz paranoyakça gelen bazı iddialarda yok değil.. Okumak isteyenler için bir örnek http://ileriseviye.org/blog/?p=873 olabilir.  Burada yazı sahibini eleştirmiyorum. Yanlış anlaşılmasın lütfen.. Tabiki Facebook elindeki datayı kullanacak ve tabii ki bunu ticarileştirmenin yollarını arayacak. Buna çok takılmamak gerek diye düşünüyorum. Tabi bu dikkat etmemek anlamına gelmiyor. Yani anne kızlık soyadı ve ay-gün  olarak doğum tarihinizi gerçek olarak vermek bana da pek sağlıklı gelmiyor.. Bunlara mümkün olduğunca dikkat etmek lazım.

2 responses so far

Ara 09 2007

Profile Image of admin
admin

“Facebook’ta ilkokul arkadaşımı buldum” diyenlere katıldım :)

Filed under Kategorilenmemiş

Dile kolay, 20 yıl olmuÅŸ ilkokul biteli… ÇoÄŸu ÅŸey biliçaltının sisli perdeleri arkasında kalmış..

Birkaç saat önce, bir haftadır pek ziyaret edemediÄŸim Facebook‘u ziyaret ettim. Epey notification birikmiÅŸ. Bir o kadar da mesaj. ÇoÄŸu üye olunan gruplardan.. O da ne ! tanıdık, ama nerden tandık olduÄŸunu hatırlamadağım birinden mesaj var.

“Merhaba, ben Murat sen Ali Haydar mısın?”

Birden hafızam kendini tazeledi. Harddiskten silinmiş bir bilginin gelmesi gibi birşey bu.. Unutulan geçmişe atılan bir halat sanki..

Garip.. Facebook‘ta ilkokul arkadaşımı buldum diyenlere “Ben neden bulmuyorum?” diye özenmedim pek ama.. Bulunca ya da bulununca tuhaf oluyor insan. Åžu Facebook gerçekten hoÅŸ birÅŸey. Normalde karşılaşılması çok güç olabilecek eski dostalarını sana bir kaç saniyede bulabiliyor.

Neyse, en yakın zamanda görüşmek üzere MSN adreslerimiz ve cep telefonlarımız verildi.. BuluÅŸup konuÅŸmak için sabırsızlanıyorum. GeçmiÅŸin sisli perdelerne ışık tutacak bir çok ÅŸey Murat’da bunu biliyorum. Ve buluÅŸma gününü bekliyorum.

Åžimdilik bu kadar yeter.. Bundan sonraki yazımda Facebook‘u masaya yatırmaya çalışacağım.

sevgiler

*ali haydar

One response so far