Çok değerli Tuncay Tuncer’in blogunda e-ticarette bankaların rolünü, bildiğimiz ölçüde masaya yatırdık. Röportaj havasında gecen bu sohbetin detaylarını paylaşmak isterim.
E-Ticaret ile ilgili yazdığım yazılara, konunun bankalar bacağıyla devam etmek istedim. Zira bankalar, aslında bu konu ile ilgili çok önemli bir yerde bulunmakta ve sektörün geleceği için, sektör içindeki oyuncular arasında da sıkça tartışılmakta.
Konuyla ilgili tabiki benim de bildiğim, gördüğüm ve duyduğum bir çok gelişme var ama bu sefer, bu konuda daha çok bilgisi olan ve konu hakkında uzmanlığı olan birisi ile konuyu irdelemenin, hassas olan bu nokta için daha faydalı olacağını düşündüm.
Alihaydarca.com blogundan da takip ettiğimiz Ali Haydar Ünsal, şu anda Tio.com.tr‘da İş Geliştirme Müdürü olarak görev yapıyor ama geçmişine baktığımızda 10 senelik bir banka tecrubesi olduğunu görüyoruz. Bu tecrube de aslında işin bizim ilgilendiğimiz tarafıyla, yani bankaların internet uygulamaları konusu ile ve Alternatif Dağıtım Kanalları (ADK) tarafında kazanılmış. Uzun yıllar TEB ve Finansbank gibi iki büyük firmada görev alan ve yöneticilik yapan Ali Haydar Ünsal’a ben sordum, kendisi cevapladı. Sonuçta iyi bir kaynak olduğunu düşündüğüm güzel bir söyleşi oldu.
Söyleşiden önce kendi görüşümü size aktarayım. Bankaları şahsen bugün e-ticaretin önündeki en büyük engellerden birisi olarak görmekteyim. Sanal pos istersiniz vermezler… Verdiler diyelim, “keşke vermez olalardı” diyeceğiniz oranlarla sizin kazanç kapınızı adeta yok ederler… Prosedürler içinde sizi boğarlar. Alternatif ödeme sistemleri ile ilgili hiç bir geliştirme çabaları olmaz ve kendilerini, e-ticaret gibi aslında kendilerine çok büyük gelir getirebilecek bir yapıyı bile görmezden geliyormuş gibi konumlandırırlar.
Oysa ellerindeki güç o kadar büyüktür ki, bu alana her türlü yatırımı yapacakları kaynakaları mevcuttur. Ancak eksik olan, buraya bir çivi çakıp, binlercesini geri alacaklarını görme vizyonlarından yoksun olmalarıdır. Konuyu daha fazla uzatmayayım, zaten sorular ve cavaplarında siz neler olup bittiğini okuyacaksınız.. Umarım beğenirsiniz…
***
- Türkiye’de e-ticarette özellikle bankalar konusunda ciddi problemler yaşanıyor. Bankaların e-ticaret konusuna ve burada faaliyet gösteren firmalara bakışı nasıl?
Yaklaşık 2000 yılından beri bankalar tarafında, sanal pos çıkartarak e-ticaret sektörüne destek olmak adına çalışmalar yapılıyor. 2008 itibariyle durumu biraz daha incelediğimizde, bir çok e-ticaret sitesinin bankalarla ilgili şikayetlerinin arttığını görüyoruz. Problem de şu; yakın dönemde bir şekilde iflasını açıklamış ya da bir şekilde mali suçlu durumuna düşmüş e-ticaret siteleri nedeniyle bankalar, risklerinin arttığını düşünerek, bu firmaların sanal poslarını kapatmıştır. Eski bir bankacı olarak burada bankaları suçlamıyorum zira bankalar öncelikle kendilerini düşünürler ve bu da oldukça doğaldır. Ancak durum ortadadır ve ciddi anlamda bir sıkıntı yaratmıştır.
1998 yılında TEB’de internet bankacılığı konusunda çalışmalar yaparken, yöneticilerimiz bize e-ticaret hakkında eğitimler verirlerdi. Bu eğitimlerde e-ticaretin ne demek olduğu, Türkiye’de e-ticaretin geleceği, bankaların kendilerini nasıl konumlandıracakları anlatılırdı. Belli başlı bankalar, o zamanlardan Türkiye’de e-ticaretin belli bir yerlere geleceğini biliyorlardı ve buna uygun olarak çalışmalarına başlamışlardı.
- Yeterli Alt Yapı Kuruldu mu?
Esasen bakıldığında, bugün AB ve Dünya geneli ile bakıldığında, bankalarımızın kullandıkları sistemler modern ve gelişmiş sistemlerdir. Hatta bir çok ülkeye örnek gösterilen sistemlerdir. Konuya E-ticaret altyapısı olarak bakarsak, bankaların zaten bu konuda yapacakları çok fazla bir çalışma bulunmuyor.Yapılacak şey, sanal pos olarak isimlendirilen sistemi, kaliteli ve hızlı bir şekilde vermek ve bununla birlikte alternatif ödeme sistemlerini şekillendirmek olmalı. Sanal posların 2000′li yıllardan beri gelişimi, son 3-4 yıla baktığımızda hızlı bir şekilde ilerliyor. Ancak alternatif ödeme yöntemleri konusunda çok ciddi adımlar atılmış olmadığını, üzülerek gözlemiyoruz. Mesela, kredi kartı ve havale dışında ödeme sistemi bulunmuyor olması, e-ticaret sistemlerinin yaşadıkları en büyük problemlerin başında geliyor.
- Sizce bankalar, e-ticretin gelişimi önünde mevcut durum itibariyle bir engel teşkil ediyorlar mı? E-ticarette beklenen büyümenin önünde bankalar bir engel mi, yoksa değil mi? Özellikle Sanal Pos Alımı konusunda ciddi problemler var. Bu problemlerin kaynağı nedir? Çözümü var mı?
E-ticaret’in gelişmesi konusunda tek engel bankalar değil tabi ki. Ancak bankaların da büyümeye etkisi mutlaka var. Şimdi, yeni kurulan işletmelere baktığımızda, yeni kurulan bir işletmenin bankaya başvurup sanal pos alması çok zor. Bankalar genel de sanal pos vermemek adına oldukça uğraştırıyorlar. Bankaları burada anlıyorum, sonuçta charge-back riski var bu bankalar için önemli bir konu ve tanımadıkları firmalar için bu riski almak istemiyorlar. Ama özellikle e-ticaret işletmeleri, çok küçük kadrolarla kurulan ve ticari anlamda da çok fazla birikimleri olmayan şirketler. Bankalar da bu konuda çekinceli davranıyorlar ve bu sıkıntı oluşturuyor. Bunu aşma yönünde birşeyler yapılmalı mutlaka. Vpos olmasa bile özellikle “micro payment” konusunda bankaların çözümler üretmesi gerekiyor. Yurt dışındaki bir çok alternatif ödeme methodunun, Türkiye pazarına hızla bir şekilde girip entegre olabileceğini ve pastadan önemli pay alabileceklerini düşünüyorum. Mesela Pay Pall’ın Türkiye’ye girişi ile ilgili çalışmalar yapıldığını biliyoruz ve takip ediyoruz.
Bir de “3d Secure” adlı sistemle ilgili problemler var tabi. Özellikle geçen sene, bazı bankalar, Vpos kullanan e-ticaret sistemlerine, “3D Secure kullanacaksınız, aksi taktirde biz size hizmet vermeyeceğiz” dediler. Bu durum, e-ticaret siteleri ve ETID tarafında büyük bir dirençle karşılaştı. ETID (Elektronik İşletmeciler Derneği) konu ile ilgili açıklama yaptı ve böyle bir duruma uymayacaklarını belirttiler. 3D Secure, çok daha güvenli olmasına rağmen kullanımı son derece zor, kullanıcının bankayı arayarak kredi kartını 3D Secure için tanımlamasını ve belli bir validasyon işlemini gerçekleştirmesini gerektiren bir sistem. Kullanım noktasında, yurt dışındaki serverlar üzerinden doğrulamanın ve şifre kontrolünün gerçekleştiği çok karmaşık bir sistem. Ve malesef çok yavaş.. Bugün çok iyi internet kullanan ve uygulamalara çok hakim olan kişilerin bile 3D Securle yapılan işlemlerde zorlandıkları ortadayken bunu diğer kullanıcılara zorlamak doğru değil. Biz bu konuyla ilgili, gerek bireysel, gerekse ETID’le birlikte Bankalar Arası Kart Merkezi ve bankalara, 3D Secure hakkında, uygulamanın e-ticaretin önünde bir engel olduğunu, Türkiye’nin buna hazır olmadığını belirttik. Mesela Türkiye Chip&PIN uygulamasına geçen nadir ülkelerden birisidir. Baktığınızda son derece güvenli bir sistem ancak geçişi yıllar sürdü ve operasyonu maliyetliydi. Uygulamaya geçileli uzun bir süre olmasına rağmen kullanıcıların bu konuda halen alışverişlerinde şifre girmediklerini ve sıkıntı yaşandığını görüyoruz. Bunun için Bankalar Birliği, büyük reklamlar yaptılar. Ancak 3D Secure için böyle çalışmalar yapılmadı ve bir diretme söz konusu oldu. Kullanıcılar zaten kredi kartıyla alışverişe sıcak bakmazken, 3D secure gibi daha fazla işlem gerektiren bir sistemi kullanmalarını beklemekte hayal olacaktır.
- Oranlar konusu da sürekli gündeme geliyor.. Bankaların bu konudaki tutumlarını değerlendirebilir misiniz? Mesela bir Finansbank sarsıntısı yaşanıyor. Geçtiğimiz haftalarda bir çok e-ticaret sitesi için, ki büyükler de dahil, Finansbank, Sanal Poslarını kullanıma kapattı…
VPOS almanın zorluğundan bahsetmiştim, şansı olup VPOS alanlar da çok yüksek oranlarla karşılaşıyorlar. Zaten, e-ticaret sektöründe genellikle bilgisayar ve elektronik ürünleri satılır ve bunların da kar marjları çok düşüktür. Maksimum %6′lar- %7′ler konuşulur ki ortalamasına bakıldığında bu kar oranı daha da düşer. Bankalar, sundukları oranlarla bu oranın tamamını alıyor hatta bazı durumlarda işletmenin de zarara girmesine neden olacak taleplerde bulunabiliyorlar. Sonuç olarak verilen oranlar rekabetçi değil. Bir çok büyük işletmenin çok iyi oranlarla çalıştıklarını biliyoruz. Bankalar burada firmanın ününe, yaşına, müşteri portföyüne, belki içerde bulundurduğu bakiyeye göre oranlandırma yapabiliyor. Bu durumda her bankaya göre değişiklik gösterebiliyor. Son derece karmaşık bir yapı var.
- E-ticarette güvenli alışveriş konusu çok önemli. Bankalar bu konuda güvenilir mi? Alternatif ödeme sistemleri neler olabilir?
Kullanıcıların çekinceleri ortada. Kullanıcılar kredi kartıyla yaptıkları işlemlere güvenmiyorlar. Burada medyada çıkan abartılı haberlerin de etkisi var. Ama kalitesiz ve bakkal işletilir gibi işletilen e-ticaret sistemlerinin de rolü var. Yani burada kullanıcı, medya ve işletmelerin ortaklaşa yarattıkları bir güvensizlik ortamı mevcut. Bizim Tio kullanıcılarına yaptığımız anketlerde de güven problemi olduğunu görme fırsatımız var. Ben eski bir bankacı olarak kredi kartıyla internet üzerinden sürekli işlemler yapıyorum. Bu konuda da içim rahat olarak işlemlerimi gerçekleştiriyorum. Sonuçta şunu biliyorum ki bir sorun yaşarsam, mesela bana ait olmayan bir harcamayla karşılaşırsam, konu ile ilgili bir şikayet dilekçesi verip veya çağrı merkezini arayıp lehime sonuçlar alabiliyorum. Türk bankaları bu konuda çok iyi çalışıyorlar. Eski bir bankacı yeni bir e-ticaretçi olarak bu konuda kullanıcıların içlerinin rahat olması gerektiğini vurgulayabilirim.
Alternatif sistemlere gelirsek, 2002-2003 dönemlerinde, belki de 2004′tü, tam hatırlamıyorum, Turkcell “mobil ödemeyi” duyurdu. Cep telefonu numarasıyla alışveriş yapılabilecekti. Aslında son derece basit bir mantığı var. Siz kredi kartı numaranızı Turkcell’in database’ine kaydediyorsunuz. Alışveriş yapmak istediğinizde cep telefonu numaranızı yazıyorsunuz, SMS’le doğrulama gerçekleştiriliyor ve alışverişinizi sonlandırıyorsunuz. Bu, özellikle e-ticaret sitelerinde kredi kartı numarasını vermeye çekinen müşterilerin alışveriş yapabilmeleri için düşünülmüş güzel bir çözümdü. Malesef istenilen yerlere gelmedi. Burada Turkcell mi arkasında durmadı, yoksa satıcılar tarafında mı destek gelmedi ya da kullanıcılar mı ilgi göstermedi bunu kestirmek çok zor. Turkcell’den de bu konuda bir açıklamaya rastlamadık. Bununla birlikte, geçen sene Garanti Bankası’nın duyurduğu Cep Bank Alışveriş ile karşılaştık. Bu da Turkcell Mobil ödemeye benzeyen bir ödeme metodu diyebiliriz. E-ticaret siteleri, Garanti Bankası’nın Cep Bank uygulaması ile entegre oluyorlar, Garanti Bankası müşterileri, kredi kartı numarası yerine cep telefonu numarasını yazarak, operatörlerden bağımsız olarak, Garanti Bankasında tanımlı olan kredi kartlarından veya hesaplarından, bankamatik kartlarından alışveriş yapabiliyorlar. Ancak malesef burada da istenilen ve beklenilen hareketlilik yaşanmadı. İşlem hacimleri, istenilen düzeye gelemedi. Özellikle Garanti Bankası bu işi duyurmak için çalışmalarda bulundu. Ancak malesef, sonuç olarak diyebiliriz ki geldiğimiz noktada, kredi kartı ve havale dışında Türkiye’de, bankaların e-ticaret sistemlerine sunmuş oldukları ödeme çeşitliliği bulunmamakta.
- E-ticaret konusunda Türkiye’de en başarılı bankalar hangileri?
Şüphe yok ki şu anda en başarılı banka Garanti Bankası. Bankanın e-ticaret uygulaması da var biliyorsunuz. Şunu net olarak söyleyebiliyorum, Garanti Bankası’nda çalışan kadrolar e-ticaret sektörünü yakından tanıyor ve geleceğine inanıyorlar. Bu nedenle de birşeyler yapmaya çalışıyorlar. Yine TEB’de kıpırtılar olduğunu görüyoruz. Yeni VPOS ekibi kuruldu ve e-ticaret alt yapısıyla ilgili ciddi yatırımlar yapıyorlar. Yapı Kredi Bankası’nın yine güzel çalışmaları var. Benim aklıma öncelikle bu bankalar geliyor.
- Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?
Bu konuya değindiğin için çok teşekkür ediyorum, ben de Tuncaytuncer.com’un sadık okuyucularındanım. Umarım verdiğim bilgiler faydalı olur.
Tweet