Ulu Meşe, Cılız Saz

Meşe bir gün, saza demiş:

–Doğrusu Doğa size gaddarlık etmiş.

Minnacık serçe konsa üstünüze

Beliniz bükülüverir.

Suları ürperten seher yeli

Baş eğdirir size

Bir de benim şu dağ gibi gövdeme bak!

Güneş bile zor giriyor içime,

Fırtına dallarıma oyuncak.

Her esen yel sana bora,

Bana kasırgalar meltem.

Bari gelip gölgemde yaşasan da

Üzerine kanat gersem.

Ama sizin soy nedense gider

Sulu, rüzgârlı yerlerde biter.

Acıyorum sizlere,

Doğa haksızlık etmiş sazlara.

–İyi yüreklisin, demiş . . . → Read More: Ulu Meşe, Cılız Saz

Hangi başlık anlatabilir ki seni?

Bugün posta kutuma düşen mailin bir bölümüdür aşağıda yazanlar. Kelimeler yetersiz kalıyor. 

Sen, evet sen.. çok meşakkatli bir ömrün nadide çiçeğisin. Ya ben?  Ben sana layık mıyım!

  

Babası öldü

Yetim büyüdü

Üvey evlat oldu

Tutuklandı

Hapse atıldı

Sürüldü

İşsiz kaldı

Şöyle yazıyordu o sıkıntılı günlerde kaleme aldığı günlüğüne;

‘Harcamalarım

fazla değil, zira gelirim hep az.’

Hastalandı, böbreklerinden.

Vuruldu, göğsünden.

Mesleğinden atıldı.

İdama çarptırıldı.

Kardeşleri öldü.

Çocuğu olmadı.

Boşandı.

Karaciğeri iflas etti.

Evet…

Mustafa . . . → Read More: Hangi başlık anlatabilir ki seni?