Cevher yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten

Size, kendinizi değersiz hissettiren insanlar çıkar bazen karşınıza. Kendilerini pek bir poh-poh layıp yaptıklarınızı, değerlerinizi ve belki de sizi yargılamaya çalışır bu isanlar. Öylesine emindirler ve öylesine iyi anlatırlar ki tezlerini veya hikayelerini zamanla siz bile inanır olursunuz .
İşte bu durum eğer dur denilmezse gittikçe büyüyen bir kartopu olur ve zamanla yabancılaşma ve güvensizlik getirir size.
Kırk kere söylenen şey doğru olurmuş hani. Zamanla hata yapmaya ve tıpkı hikaye edildiği gibi davranmaya başlarsınız. Kurgu, neticesinde hedefine ulaşır ve pes edersiniz.
Çabalamazsınız.
İşte günümüz dünyasında bir çok kere karşılaşabilieceğimiz bir durum bu. Özünde kendine güvensizlik aramak gereken ancak gerçekte sosyal bir problemdir de aynı zamanda.
Örneğin, camı kıran ağabey, suçu kardeşinin üstüne atar. Ama bunu öylesine ustalıkla hallederki, sadece ebeveynler inanmakla kalmaz kardeş de camı kıranın kendisi olduğu konusunda şüphe edip en sonunda camı krdığına inanır.
Bugün siyasetten, ekonomiye, bilim dünyasından, iş dünyasına kadar bi çok yer de benzer hikayeler vardır. Ancak yaşandığını çoğunlukla görmezsiniz. Çünkü gizlidir. Kurban, kurban olduğunun farkında bile değildir maalesef.
Ama herşeyin çözümü var. Cesaret – Kararlılık ve Özgüven ile çözümlenemeyecek sorun, çürütüleyecek tez yoktur.
Yeterki isteyelim.
Cevher yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten
