Seven Advice of Rumi (Mevlana’nın 7 Öğüdü)

Hz.Mevlana’nın Yedi Öğüdü & Seven Advices of Rumi

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol… In generosity and helping others be like a river…
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol… In compassion and grace be like sun…
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol…In concealing others’ faults be like night…
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol…In anger . . . → Read More: Seven Advice of Rumi (Mevlana’nın 7 Öğüdü)

Windows 7 Bilmecesi!

Yaklaşık iki-üç hafta önce windows 7 ‘nin beta sürümünü  edindim. Aslında daha önce  yükleyip, sonra hemen XP‘ye dönüş yaptığım Windows Vista deneyimimden sonra biraz  isteksizce ama yine de merakla Windows 7′ye bir şans vermek istedim.

Sıkı bir XP kullanıcı olan benim için, farklı bir işletim sistemine geçmek öyle çok kolay olamayacak bir şey..  Ancak yinede yeni birşeyler . . . → Read More: Windows 7 Bilmecesi!

Hayatta Kaçırdıklarımız

Bu sabah sevgili Uluç’tan gelen bir e-mail’i paylaşmak istiyorum .  Hayatta karşımıza çıkan fırsatlar ya da güzellikler ile ilgili.

  

Soğuk bir Ocak sabahı, bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider. 

Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, . . . → Read More: Hayatta Kaçırdıklarımız

Marka dünyasına elit bir satıcı doğdu.. markafoni.com

Birkaç ay önce varlığından haberdar oldugum ilk başlarda beni çok etkilemeyen ancak zamanla artan ilgiyi gördükçe  dikkatimi çekmeyi başaran başarılı bir girişim www.markafoni.com

Site Avrupa ve Amerika’daki benzerlerinin Türkiye’deki ilk örneği.  Cavalli, Armani, Calvin Klein gibi A/B sınıfına hitap eden ürünleri uygun fiyata sunabileceklerini söylüyorlar. Özellikle Avrupa piyasasına baktığımızda bu tip “private sales” yapan sitelerin on milyonlarca . . . → Read More: Marka dünyasına elit bir satıcı doğdu.. markafoni.com

Sydney’de olmak vardı – 2

17 Mart 2008, Sydney’de sabah oldu.  Dün gece yaklaşık 30 saat süren uçak yolculuğunun acısını çıkarttıp güzel bir uyku çektim   Yalnız, ara-ara uyanıp  “nerdeyim ben yahu” diye etrafa bakındığımı hatırlıyorum. Fıstık ezmesi, tahıllı tost ekmeği ve portakal suyundan oluşan kahvaltımı bitirip yola çıkmaya hazırlanıyorum.  Sue, arabayla yaklaşık 30 dk. mesafede bulunan şehir merkezine beni . . . → Read More: Sydney’de olmak vardı – 2

Sydney’de olmak vardı – 1

Otuzuncu saatin sonlarına doğru kanguru kuyruklu QANTAS uçağı Sydney havalimanına doğru inişe geçmişti. 

En sonunda o çok merak ettiğim Aborjin topraklarına gelmiştim. Sydney havalimanına indiğimde birazda sıkı gümrük uygulamalarından çekinerek pasaport ve gümrük kontrolü sırasına girdim. Hani şu Sylvester Stallone ve Kraliçe Elisabeth’e bile taviz vermemesiyle nam salan Sydney Havalimanı. Yalnız bahsedildiği kadar sıkı ve paranoyak . . . → Read More: Sydney’de olmak vardı – 1