Yaşamı Nasıl Algılıyorsak Öyle Yaşıyoruz

Bir arkadaşımdan mail ile gelen kaynağını bilmediğim ilham verici güzel bir öykü.  Yaşamı nasıl algılarsak öyledir.

——————————–

O gün gökyüzünde şimşekler çakıyor, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyordu.

Küçük kız her sabah olduğu gibi annesinin sesiyle uyanmış,

kahvaltısını etmiş ve okuluna gitmek üzere yola çıkmıştı. Ancak

şimşekler birbirinin peşi sıra o kadar gürültüyle çakıyordu ki, küçük

kızın annesinin içini bir endişe kaplamıştı.

Anne, . . . → Read More: Yaşamı Nasıl Algılıyorsak Öyle Yaşıyoruz

Bir kapı kapanırken, başkası açılır

Köyün birinde bir yaşlı adam varmış. Çok fakirmiş ama Kral bile onu kıskanırmış…Öyle dillere destan bir beyaz atı varmış ki, Kral bu at için ihtiyara nerdeyse hazinesinin tamamını teklif etmiş ama adam satmaya yanaşmamış.. “Bu at, bir at değil benim için; bir dost, insan dostunu satar mı” dermiş hep. Bir sabah kalkmışlar ki,at yok. Köylü ihtiyarın . . . → Read More: Bir kapı kapanırken, başkası açılır

Cevher yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten

Size, kendinizi değersiz hissettiren insanlar çıkar bazen karşınıza. Kendilerini pek bir poh-poh layıp yaptıklarınızı, değerlerinizi ve belki de sizi  yargılamaya çalışır bu isanlar. Öylesine emindirler ve öylesine iyi anlatırlar ki tezlerini veya hikayelerini zamanla  siz bile inanır olursunuz .

İşte bu durum eğer dur denilmezse gittikçe büyüyen bir kartopu olur ve zamanla yabancılaşma ve güvensizlik getirir size.

Kırk kere söylenen . . . → Read More: Cevher yere düşmekle sakıt olmaz kadr-ü kıymetten

Farkındalığımın Birinci Günü

Bugün, önemli bir gün.
En azından 31 yıllık hayatımda belli şeylerin farkına vardığım bir gün olduğu için bana özel bir gün. Ama şu bir gerçek ki artık beni daha güçlü yapacak.  Sevgili dostlarım Emre ve Emrah ile akşam üstü yaptığımız sohbet sırasında bugüne kadar farkına varıp ta bir türlü ifade edemediğim kendimle ilgili bir gerçeğin farkına vardım.
Bu . . . → Read More: Farkındalığımın Birinci Günü

ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

Siz beni halâ anlayamadınız .

Ve anlamayacaksınız çağlarca da…
Hep tutturmuş “Yıl 1919, Mayıs’ın 19′u” diyorsunuz.
Ve eskimiş sözlerle beni övüyor, övüyorsunuz .
Mustafa Kemâl’i anlamak bu değil,
Mustafa Kemâl ülküsü, sadece söz değil.

Bırakın o altın yaprağı artık,
bırakın rahat etsin anılarda şehitler.
Siz bana, neler yaptınız ondan haber verin.
Hakkından gelebildiniz mi yokluğun, sefaletin ?
Mustafa Kemâl’i anlamak yerinde saymak . . . → Read More: ATATÜRK’TEN SON MEKTUP

NEDEN BEN?

NEDEN  BEN?

Efsane Wimbledon’un ilk zenci Şampiyonu Arthur Ashe kan naklinden kaptığı AIDS’ten ölüm döşeğindedir. Hayranlarından biri sorar;

- Tanrı böylesine kötü bir hastalık için neden seni seçti?

Arthur Ashe cevap verir;

- Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar,

5 milyonu tenis oynamayı öğrenir,

500 bini profesyonel tenisçi olur,

50 bini yarışmalara girer,

5 bini büyük . . . → Read More: NEDEN BEN?

Seven Advice of Rumi (Mevlana’nın 7 Öğüdü)

Hz.Mevlana’nın Yedi Öğüdü & Seven Advices of Rumi

Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol… In generosity and helping others be like a river…
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol… In compassion and grace be like sun…
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol…In concealing others’ faults be like night…
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol…In anger . . . → Read More: Seven Advice of Rumi (Mevlana’nın 7 Öğüdü)

En Büyük Pişmanlığınız Neydi?

Avustralya’lı yönetmen Patrick Hugues’in Schweppes kısa film festivalinde gösterilen 12 dakikalık Kısa filmi “Signs” (İşaretler) modern toplumda yaşayan fertlerin karşı karşıya kaldığı çıkmazlardan biri olan “pişmanlık” kavramına gönderme yapıyor.

Filmin başında kahramanın tekdüze hayatına üzülüyorsunuz. Sonrası kalpleri ısıtacak güzel bir hikayeye . . . → Read More: En Büyük Pişmanlığınız Neydi?

Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?

Biraz önce FF’de  rastladım. Bu paylaşıma.  Arada sırada okuyup silkinmek ve ne olduğumuzu hatırlamak için ideal.   Teşekkürler Burçak Çubukçu ve Serhat Sine

Duyduğum, dokunduğum, gördüğüm, tattığım, kokladığım için var bu dünya.. Farkında olduğum için.. Kendim yazdım, kendim oynadım en başından beri.. O yüzden ki bir dünya yarattım, roller verdim sahnedekilere.. Sevdim; sevgilim, paylaştım; dostum dedim.. En . . . → Read More: Mezarlıklar, kendini vazgeçilmez sananlarla doluyken, yerin üstündeki bu şatafat da neyin nesi oluyor acep?

Yaşama Anlam Ve Boyut Katan İki Şeyin Önemi

Sevgili Uluç’tan gelen bir mail.  Yaşama Anlam Ve Boyut Katan İki Şeyin Önemi üzerine.

Hemen paylaşmak istedim. Bence çok anlamlı.

İki şey ‘Kalitesiz İnsan’ ın özelliğidir :

1- Şikayetçilik

2- Dedikodu

İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer :

1- Bakış açısını değiştirmek

2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek

. . . → Read More: Yaşama Anlam Ve Boyut Katan İki Şeyin Önemi