<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnternet ve Yaşam Üzerine Paylaşı(yorum) &#187; opera house</title>
	<atom:link href="http://www.alihaydarca.com/tag/opera-house/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.alihaydarca.com</link>
	<description>İnternet dünyamda neler oluyor. Hayat ne getirdi bize..</description>
	<lastBuildDate>Thu, 19 Jan 2012 11:52:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Sydney&#8217;de olmak vardı &#8211; 2</title>
		<link>http://www.alihaydarca.com/2008/08/01/sydneyde-olmak-vardi-2/</link>
		<comments>http://www.alihaydarca.com/2008/08/01/sydneyde-olmak-vardi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 01 Aug 2008 08:37:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>AliHaydar</dc:creator>
				<category><![CDATA[Deneyim]]></category>
		<category><![CDATA[event]]></category>
		<category><![CDATA[australia]]></category>
		<category><![CDATA[harbour bridge]]></category>
		<category><![CDATA[opera house]]></category>
		<category><![CDATA[Sydney]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.alihaydarca.com/?p=80</guid>
		<description><![CDATA[17 Mart 2008, Sydney&#8217;de sabah oldu.  Dün gece yaklaşık 30 saat süren uçak yolculuğunun acısını çıkarttıp güzel bir uyku çektim   Yalnız, ara-ara uyanıp  &#8220;nerdeyim ben yahu&#8221; diye etrafa bakındığımı hatırlıyorum. Fıstık ezmesi, tahıllı tost ekmeği ve portakal suyundan oluşan &#8230; <a href="http://www.alihaydarca.com/2008/08/01/sydneyde-olmak-vardi-2/">Continue reading <span class="meta-nav">&#8594;</span></a>]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>17 Mart 2008, Sydney&#8217;de sabah oldu.  Dün gece yaklaşık 30 saat süren uçak yolculuğunun acısını çıkarttıp güzel bir uyku çektim <img src='http://www.alihaydarca.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />   Yalnız, ara-ara uyanıp  &#8220;nerdeyim ben yahu&#8221; diye etrafa bakındığımı hatırlıyorum. Fıstık ezmesi, tahıllı tost ekmeği ve portakal suyundan oluşan kahvaltımı bitirip yola çıkmaya hazırlanıyorum.  Sue, arabayla yaklaşık 30 dk. mesafede bulunan şehir merkezine beni de bırakabileceğini söyledi. İki kapılı Holden (Opel&#8217;in Avustralyacası) marka eski bir araca binerek şehre doğru yola çıktık.  Keşfime Oxford street&#8217;in bittiği Hyde Park&#8217;tan başlamaya karar verdiğimi söyleyerek arabadan indim.  Artık bir BackPackers&#8217;im.</p>
<p>Hyde Park çok büyük olmamakla birlikte Sydney şehir merkezindeki onlarca yeşil alandan biri.  Devasa ve görmeye alışık olmadığım türde ağaçların, uzun ve eğri  gagalı kuşların olduğu bu parkta fazla oyalanmadan ilk hedefim olan Opera House&#8217;u  bulmak için yürümeye devam ediyorum. Elisabeth street&#8217;deymişim. Etraftaki binaların yükseklikleri artmaya başlıyor.  Paralel caddeye namı-diğer Pitt Street&#8217;e geçiyorum (Daha sonra bu cadde de epey bi anı yaşanacak) Sydney Towers tüm ihtişamıyla yoldan geçenleri selamlıyor.   Sydney&#8217;in kuş bakışı seyredilebileceği en güzel yer burasıymış. (Aşağıdaki resim Sydney Towers&#8217;tan, Hyde Park&#8217;ın görünüşü)</p>
<p> </p>
<p><a href="http://www.alihaydarca.com/wp-content/uploads/2008/08/hyde-park2.jpg"><img style="border-right: 0px; border-top: 0px; border-left: 0px; border-bottom: 0px" src="http://www.alihaydarca.com/wp-content/uploads/2008/08/hyde-park-thumb2.jpg" border="0" alt="Hyde Park" width="296" height="227" align="right" /></a> Yüksek binalar, yerini gökdelenlere bırakmaya başladı.  Diğer metropollerden farklı olarak çok kalabalık ya da çok kirli değil burası mis gibi okyanus kokusunu almaya başlıyorum.  Gökdelenler arasından kıvrılırken ilk olarak ünlü <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Sydney_Harbour_Bridge">Harbour Bridge</a> selamlıyor beni.  Tamam.. Yaklaşıyorum galiba.. <img src='http://www.alihaydarca.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Ve Sydney Opera House..  Yapımına 1959&#8242;da başlanmış ve ancak 1973&#8242;te açılabilmiş bir şaheser. Mimarisi için 32 ülkeden 232 mimar yarışmış, epey bir milyon dolara mallolan, yapıldığı dönem çok fazla spekülasyona neden olan  bu şaheserin  mimarı <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/J%C3%B8rn_Utzon">Jørn Utzon</a>&#8216;dur  Ne yazıkki eseri  hakkında söylenen bir sürü olumsuz şey yüzünden asla gelip bu eseri görememiştir. Bu eser üzerine yapılan temel eleştrilerin başında akustik dizaynın Opera gibi gösteriler için uygun olmayışı ve gereğinden çok daha pahalıya mal edilmesi geliyormuş.  Açılışından bugüne uzun aman geçen eser üzerinde bugün de tartışmalar devam etmekle birlikte herkesin üzerinde hemfikir olduğu nokta;  Avustralya ve Sydney için milli bir simgesi haline dönüşmüş olduğudur.</p>
<p><a href="http://www.alihaydarca.com/wp-content/uploads/2008/08/n722915336-822188-8711.jpg"><img style="border-top-width: 0px; border-left-width: 0px; border-bottom-width: 0px; border-right-width: 0px" src="http://www.alihaydarca.com/wp-content/uploads/2008/08/n722915336-822188-8711-thumb.jpg" border="0" alt="n722915336_822188_8711" width="291" height="221" align="left" /></a></p>
<p>  Herbir santimetrekaresi bile güzel bir şekilde detaylandırılan bu güzel eserde geçen yaklaşık 1,5 saat ardından yemek için Pitt street&#8217;de bulunan Asyalıların işlettiği bir  deniz mahsülleri restaurantına gidiyorum.  Küçük ahtopotlarla yapılmış enfes bir ızgara. <img src='http://www.alihaydarca.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' />    Böyle bir yemek için İstanbul&#8217;da epey bir ödeme yapmam gerekirdi. Oysa b sadece 6 AUD (Avustralya doları) ödüyorum.</p>
<p>Avustralya anılarımı ve deneyimlerimi paylaşmaya devam edeceğim. Oralara tatil için gitmek isteyenlere tavsiyelerim olacak.</p>
<a href="http://twitter.com/share" class="twitter-share-button" data-url="http://www.alihaydarca.com/2008/08/01/sydneyde-olmak-vardi-2/" data-text="Sydney\'de olmak vardı - 2" data-count="horizontal">Tweet</a>]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.alihaydarca.com/2008/08/01/sydneyde-olmak-vardi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

